SUDAN UCUZ!

SUDAN UCUZ!

Sudan ucuz ev!

Sudan ucuz araba!

Sudan ucuz bilgisayar!

 

Çok ucuz anlamına gelen  “sudan ucuz” deyimi, tıpkı yukarıdaki örneklerde olduğu gibi  pek çok kampanyada kullanılmıştır.

 

Sudan ucuz haber!

Sudan ucuz siyaset!

Sulu adam!

 

Burada olduğu gibi, önemsiz, niteliksiz anlamında da kullanılmaktadır.

 

Ancak son dönemlerdeki gelişmeler, suyun çok ucuz ve önemsiz olarak kabul edilmesinin yanlış olacağını ortaya koyuyor. Artık bu deyimler geçerliliğini de yitirmek üzere.

 

Zira; Ankara’daki su kesintileri, İstanbul’da yağmur duasına çıkan yurttaşlarımız,  Birleşmiş Milletlerin , 2025 yılında 3 milyardan fazla insan susuzlukla karşı karşıya kalacağına ilişkin verdiği rapor yaklaşan  acı gerçeğin habercisi.

 

Su sıkıntısı oldukça ciddi boyutlara ulaşmış durumda; örneğin karlar ülkesi olarak bilinen,  geniş ormanlık alanları, gölleri ve kışın yağan bol kar ile sulak bir ülke olan Kanada’da bile  susuzluk tehlikesi baş göstermiş durumda.

 

Kanada’da içme suyu sağlayan göllerdeki su düzeyi, son 48 yılın en düşük rakamına indi. ( Milliyet – 2 ağustos 2007)

Buradan da anlaşıldığı üzere su sorununun  sadece ülkemizi ilgilendirmekten çıkıp, küresel bir sorun haline geldiği görülüyor.

 

Hali hazırda küresel bir sorun olan ve ülkeleri birbirine düşüren petrol için yeni arayışlar içinde olan insanoğlunun, araçların petrolsüz ya da başka bir maddeyle çalışmasını sağlayacak tasarımlar üzerinde çalıştığını hepimiz biliyoruz. Görünüşe  göre;  yakın zamanda da bu çalışmalar meyvesini verecek ve petrol sorunu çözüleceğe benziyor.

 

Su ise,  geleceğin en büyük küresel sorunu olmak  ve petrolün yerini almak için adeta sabırsızlanıyor. Dünya üzerinde zaten az olan su kaynaklarının, giderek daha da zayıfladığı  ve bu durumun da ülkeler arasında çatışmalara neden olabileceği olasılığının ciddiye alınmasının zamanı geldi.

 

Petrolsüz bir yaşam mı, yoksa susuz bir yaşam mı daha zor ? Bu sorunun yanıtı , artık bir şeyler yapmamız gerektiğini söylüyor bizlere…

 

Bu sıkıntının elimizden geldiğince geç yaşanmasını ve hatta mümkünse hiç yaşanmaması için duyarlı davranmamız gerekli. Bu çok basit!

 

Örneğin; musluğu açık bırakmayın, her gün sebzeleri elde yıkamak yerine, su dolu bir kapta yıkarsanız çok daha az su tüketirsiniz. 4 kişilik bir aile bu yöntemle yılda ortalama 18 ton su kurtarabilir.

 

Bir diğeri; diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın. Diş fırçalarken ya da tıraş olurken kullanmadığımız halde açık bıraktığımız su gideri, yılda kişi başı ortalama 12 tondur. (www.haber3.com )

 

Bu duyarlılığa, evimize, işimize giderken sokaklarda gördüğümüz , çoğu zaman durup su içtiğimiz çeşmeleri, sanki evimizdeki bir çeşmeymiş, evimizdeki çeşmeden akan bir suymuş gibi düşünerek  de katılabiliriz.

 

“ HER ŞEY SUDAN UCUZ”  diyebilmek için!…

 

 

Av. Egemen Tanyıldız

av.tanyildiz@hotmail.com

Etiketler:
Yorum Yok

Bir Yorum Yap